8 Haziran 2012 Cuma

Kilo Verme Lida ile Değişkendir.


Yani sadece bir hormonun etkinliğini tam olarak anlayabildiğimizi iddia edebilmemiz için, hem hormonun bilinmesi, izole edilmiş olması, hem de o hormonun üretimini sağlayan genin insan gen haritasında lokalize edilmesi, üstelik de bu genin diğer genlerle karşılıklı etkileşiminin ortaya çıkarılabilmesi gerekmektedir. Bu direkt olarak olmasa da dolaylı yoldan kilo verme konusunu tetikleyen bir durumdur.
Hangi taşıyıcı hormonları tanıyoruz? Yanıt ne yazık ki pek az olacaktır.
Bir leptin var elimizde, bir de onun üretimini sağlayan genin lokalizasyonu.
Bilim adamları taşıyıcı hormonların sayısının 40 kadar olması gerektiğini söylüyorlar, ancak bunlar içinde izole edilebilmiş olanlar sadece birkaçı: leptin, insülin.
Hatırlatmaktan üzgünüm ama, ne yazık ki günümüz bilimi yönetim merkezinin “tam yerini” de bilmiyor. 1940′ tan itibaren bazı aceleci araştırmacılar, tokluk merkezinin hipotalamusun ventromedian çekirdeğinde, acıkma merkezinin ise lateral çekirdeğinde olduğunu söylemişler ve besin alımı eyleminin bu iki merkez arası etkileşimle oluştuğunu bildirmişlerse de. 1970′ li yıllardan itibaren işlerin görünenden çok daha karmaşık olduğu -paraventriküler, dorsomedian, arke ve suprakiazmatik çekirdeklerin de işe burunlarını soktuğu- ve aslında acıkma, doyma, tokluk merkezi -ya da merkezlerinin- tam ve doğru lokalizasyonunun henüz bilinemediği ortaya çıkmıştır. İşte bu son bulgudan sonra Çin’ in en iyi gıda mühendisleri tarafından oluşturulan ve onaylanan Lida yosun hapı ortaya çıkmış ve  zayıflamada çığır açmıştır. Evet, bu işin hipotalamusta olduğu bilinmektedir, ama minicik bir bez gibi görünen hipotalamusun bin bir sırrı olduğu ortadadır.
Ve size belki şaka gibi gelecek ama, beynin başka bölgelerinin, limbik sistemin ve beyin kökünün de daha bu aşamadan itibaren çorbada tuzu oldukları da yine “bilinenler” arasındadır.
Neredeyse söylemeye çekmiyorum, bir de nöromodülatörler sorunu var. Hani canım, şu sinir sisteminin çeşitli bölgeleri tarafından salgılanıp, diğer bölgeler üzerine uzaktan etki edebilen maddelerden bahsediyorum. Adrenalin, noradrenalin, serotonin gibi uzun süredir tanıdıklarımızın yanında, bir de son birkaç yılda keşfedilen nöropeptid Y, galanin, kortikoliberin, melanokortin…

0 yorum:

Yorum Gönder